Güneş Bulut Ve Haliç
Sevgili bulutum ve güneşim. Ne siz birbirinizden ayrılabilirsiniz ne ben sizsiz olabilirim. Ben Haliç im. Ben çılgın sularımla yıkarım hepinizi. Ben ki dalgalarımla alırım içime her şeyi. Dalgalarımın adı sevgi denizidir. Bakmayın sessiz sakin durduğuma içimde esen fırtınaların varlığını yabana atmayın. Gün gelirde su yüzüne çıkarsa dalgalar halinde, hepinizi alırım. Güneşim, Haliç in karşı kıyısında denize yaklaştıkça yaklaşıyor. Kırmızıya çalan bir sarıda durdu. Bulutların grisi ruhum kadar soğuk. Güneşi yakalamak ve hapsetmek ister gibi peşine koşuyor. Haliç ise mavi gri ve sarının karışımında iki arada bir derede kalmanın zorluğunu, yaşamakla yaşamamak arasında oynaşıyor. İki arada bir derede kalmak. Bunu bana yapmasaydınız ne güzel olurdu dercesine Haliç arada bir hırçınlaşıp kabarıyor. Dalgaları ile kıyıya vuruyor da vuruyor. Bir balıkçı suyun üzerinde dengede tutabilmek için kayığını, dümenine asıldığı motorun boğuk sesinde kayboluyor. Ben nerede kaybolacağım. Ben nasıl dengede kalacağım. Birbirinizle oynaşan güneşim ile bulutum. Bir sorsanız kendinize. Bu Haliç i biz neden bu kadar hırpalarız diyebilseniz. Renkten renge girmek zorunda olmasam bende. Yoruldum. Bir bulut bulsam ardına saklansam. Yok olsam. Ama beni var sansanız. Yalancı güneş gibi ama dondurmadan, zarar vermeden beklesem sizleri. Durulsanız artık. Sarılsanız birbirinize. Yine eskisi gibi olsanız. Yapmacık değil. Gerçekten olsanız ve ben bunu gerçekten hissedebilsem ne güzel olurdu. Güneşim, bulutum ve ben Haliç. Koskoca binanın ardından güneş yüzüme doğdu. Ama ruhum hiç güneşin ışıkları ile ısınmıyor. Ruhumu ısıtabilecek tek ışık senin sözlerinin sıcaklığıdır. Yine, yeniden, her zaman olduğu gibi samimiyetini hissetmek sıcaklığınla ısınmak olacak tek beklentim.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!